info@profdrhaydarbasenstitusu.org

Türkiye'nin Geleceği - Geleceğin Türkiye'si Programı - 12 Nisan 2014
04/04/2025 SİYASET 240

    Neler Okuyacaksınız

Çok muhterem İstanbullu Kardeşlerim, ekranları başında bu ana kadar bizi seyredip, bıkmadan, usanmadan dua eden Yüce Milletim, konuşmama başlamadan hepinizi saygı sevgi gibi ve hürmetlerimle selamlarım. 

Ehl-i Beyt ve Onun Hayatı

Ben bir hadisi şerifle bu akşamki konuşmama başlamak istiyorum. Çünkü içinde bulunduğumuz zamanı en güzel bir şekilde ifade eden bir hadis-i şerif. Müslüm'ün İman Babında 186 / Tirmizi Fitende  30 
"Salih amellerinize yapışınız. Öyle bir zaman gelecek ki gece karanlığı gibi fitneler zuhur edecek." 
Karanlıkta nasıl fitne, yani gece karanlığında bir şey seçilmez, işte orada olan hal gibi fitneler zuhur edecek, birini diğerinden ayırmanız mümkün olmayacak. Bu dönemin işareti; "İnsan Müslüman olarak sabahlayacak, kâfir olarak akşamlayacak." 
Bakınız akşam Müslümansınız, sabah kâfirsiniz. 
"Mümin olarak sabahlayacak, kâfir olarak akşamlayacaksınız."  
Alamet-i bu işin işareti; "O gün insan çok basit bir menfaate dinini satacak." Allah muhafaza etsin.
Arkadaşlar! Bugün âcizane karşılaştığımız hastalığın temelinde çok basit bir menfaate kendi geleceğimizi, ahretimizi, dinimizi satmamızdır. Allah muhafaza etsin. Onun için dosdoğru bir yola, sırat-ı müstakime ihtiyacımız var.
O da uzun zamandan beri üzerinde durduğumuz, eser yazmaya çalıştığımız Ehl-i Beyt ve Onun hayatıdır ki; ancak bu yolda gidenler, nefsini, neslini ve milletini kurtarabilirler. İnşallah o nesil de sizlersiniz, bu millettir. Ve mücadelemiz aslında bu olması gerekiyor. 
Nasıl bir mücadele? Yani savaş, aslında kendi iç tabiatımızda. O ben dediğimiz; ben yaparım, ben haklıyım, benim dışındakiler bâtıldır.

"Kardeşiz, arkadaşız, dostuz, Allah'ın kuluyuz, bu milletin evladıyız, Türk vatandaşıyız"

Mustafa Sarıgül'ün en çok sevdiğim "Ötekisi Olmayan İstanbul", "Ötekisi Olmayan Bir Dünya." Hep beraber bir bilek bir yürek olan bir dünya. Kardeşiz, arkadaşız, dostuz. Allah'ın kuluyuz, bu milletin evladıyız, Türkün vatandaşıyız. Budur, asıl olan bu.
Hatırıma gelmişken Kılıçdaroğlu kardeşime de geçmiş olsun. Terör yokmuş Türkiye'de. Senin dilini eşek arısı soksun, Meclise kadar girdi. Daha terörü nerede arayacaksın? Terör Meclise girdi. Nizamdan, düzenden, güzellikten, kârdan bahsediyorsun. Can emniyetinin, mal emniyetinin, namus emniyetinin, din ve vicdan emniyetinin olmadığı bir yerde hangi emniyetten bahsedebilirsin ki? Orada var olan şeyin adı terördür, terör oğlu terördür.

"Türkiye'nin geleceği; Milli Ekonomi Modeli'dir, Bağımsız Türkiye’dir" 

Sevgili Kardeşlerim! Biz bu akşam esasen geleceğin Türkiye'si, daha; Türkiye'nin geleceği; Milli Ekonomi Modeli arkadaşlar, Bağımsız Türkiye’dir. Geleceğin Türkiye'si Bağımsız Türkiye, Milli Ekonomi Modeli, Türkiye’nin geleceği Bağımsız Türkiye ve Milli Ekonomi Modelidir. Bunu gönlünüze ve aklınıza kaydedin. Anlaştık mı?

30 Mart 2014 Yerel Seçimlerinin Değerlendirilmesi

Eğer sözü biraz genişletirsek teferruatta boğulur, gideriz, maksadı aşarız. Onun için başta bir cümle ile ifade edelim. Şimdi arkadaşlar seçimi değerlendirilmesini nasıl yapalım ki? Arkadaşlar hepsini anlattı. Ben böyle bir şey görmedim. Sevgili kardeşlerim vallahi görmedim. 
Cumhuriyet gazetesinin yalan yazdığını, Cumhuriyet gazetesinin hakka hakikate karşı olduğunu maalesef ben bu seçimde öğrendim. Hocam nereden öğrendin? Seçime girecek olan partiler ve amblemleri arasında Bağımsız Türkiye yok. 
Sen hangi Cumhuriyetsin oğlum? Muz cumhuriyeti misin? 
Herhalde Cumhuriyetin ayarını, Anayasayı kabul etmeyenler yapıyor. Ama Cumhuriyetin ayarını biz yapacağız, bizim hakkımız. 
Sevgili Kardeşlerim bakınız Güneydoğu'da, Doğu Bölgesinde Bağımsız Türkiye Partisi, hakikaten açık konuşayım, ben dâhi bu neticeleri beklemiyordum. Mardin'de öyle değil mi? Bizim Ahmet Türk'ün olduğu yer değil mi? 7.048 . 
Ahmet Türk Mardin den oy aldı tebrik ediyorum. Kutlamaya gideceğim. Hocam niye yapacaksın? Bizim için ötekisi yok. Hepsi kardeşimiz.
Enteresan bir hatıramı anlatayım: Ahmet Türk'ün torunu rahmetlik oldu. Arkadaşlarıma lütfen açın dedim, benim taziyelerimi bildirin. Arkadaşlar açtılar, arkadaşım Ahmet Türk'e taziyelerimi bildirdiler. O kadar etkilenmiş ki; “Hocama çok selamlarımı söyleyin, Allah ondan razı olsun.” Ben ayakkabı kutuları içerisinde parayı alanlardan böyle bir dua görmedim. 

Bağımsız Türkiye Partisi'ne neden Doğu ve Güneydoğu rağbet etti?

Sevgili arkadaşlar, hakikaten Bağımsız Türkiye Partisi Güneydoğu ve Doğuda teşkilatlanmanın sonucu olarak çok güzel oylar aldı. Evvela Güneydoğulu kardeşlerimi, saniyen teşkilat mensuplarını ve partili arkadaşlarımı tebrik ediyorum, teşekkürler ediyorum.
Şimdi Muzaffer benim çok sevdiğim dostumdur. Urfa İl başkanımız. Sade O mu? Dedesi ve babası. Arkadaşlar, meşrep itibariyle de beraberliğimiz var bu büyüklerimizle. İnşallah senin ilçe neredeydi? Viranşehir'e gideceğiz. Ve orada yanlış anlamayın arkadaşlar; "Ülke barışacaksa PKK ile de el sıkışmamız, kardeş olmamız, bir millet bir yürek olmamıza bağlı." Anlaşıldı mı?
Gündem bu değil, ama lütfen gireyim. PKK'lı niçin dağa çıktı. Veya Bağımsız Türkiye Partisi'ne neden Doğu ve Güneydoğu rağbet etti? 
Karısının işi yok, oğlunun işi yok, gelinin iş yok, kızının eşi yok, kocasının işi yok; aç susuz geziyor. Ne yapacak bu insan söyle bakalım? Ne yapacak bu? 
En tabii yol dağa çıkmaktır. Sen karnını doyurdun, sırtını giydirdin, cebine parasını koydun, işini, aşını temin ettin de mi O dağa çıktı?
Değil vallahi! Hiçbirini yapmadın. Şimdi Bağımsız Türkiye ne diyor? 
“Ey Genç! Beni iyi dinle! Benim anam, benim kız kardeşim, benim oğlum, benim kızım, ben sana vatandaşlık maaşı vereceğim. 
Ev hanımı olarak ailende işçi olarak kabul edilecek, 1.000 Türk Lirası her ay benden maaş alacaksın. Biliyor muydunuz bunu siz? Hanımlara soruyorum; Biliyor muydunuz?
Ama anlatmadınız, anlatmadınız. Anlatacaksınız. İşte o Güneydoğu'lu annelerim, kızlarım, gelinlerim beni çok iyi duydu. Gence de onu söyledim, yaşlısına da. 
İşçi sınıfına en az asgari ücretin 4000 Türk lirası olacak. Güneydoğulu bunu gördü. Ve Güneydoğulu, Muzaffer'in (BTP Şanlıurfa İl Başkanı) sülalesi Kürt , kendi Kürt oğlu Kürt. Öğle değil mi Muzaffer ? Şimdi bak O Kürt oğlu Kürdün dedesi, babası Viranşehir'e beni davet ediyor,  ağırlamak için, yedirmek için, içirmek için, “Ben senin sende benim kardeşimsin" demek için. Bu budur! Bu ikiliği yıkacağız, atacağız Allah'ın izniyle! Var mısınız? 
Şimdi körler, sağırlar; "Aaa bunlar, Kürt Partisi ile Haydar Hoca'yı karıştırdılar." Hadi oradan serseri, manyak ruh hastası. Beni iyi dinleyin! 
Arkadaşlar bakınız Güneydoğu'da bağımsızlar aday oldu. Örneğin A Mahallesi, B Mahallesi ve A mahallesinin apartmanlarının 3. katına kadar, 3. katının üstündeki katlara kadar hepsi ayrı ayrı adaylara oy veren insanlardır. Bütün bu ayrıcalıkları virgül hata yapmadan kullanan o millet koskocaman partilerin amblemini karıştıracak.
Biz ne dedik? Doğunun, Güneydoğu'nun Kürdü, Haydar Hoca'nın öz be öz kardeşi, "bir kolumdan Türk kanı akar, bir kolumdan Kürt kanı akar."Olay budur! Sen bunu göremedin, sen bunu göremedin, bunu göremedin!
“Hatemallahu ala kulubihim ve ala sem'ıhim, ve ala ebsarihimgışavetün, ve lehumazabun azim.” (Bakara Suresi/ 7. Ayet)
 "Senin gözün kör Kulağın sağır. Allah seni kör oğlu kör yaptı. "Senin için büyük bir azap var."  
Sen ne anlarsın! (Oğlum susun, koşacağım biraz.) Sen ne anlarsın bundan? Bu millet iksiri buldu, hayat iksirini buldu. 
Hocam güzel, Doğuda, Güneydoğu'da 30'un üzerinde, aşağı-yukarı saydım, 35 ile yakın yerde bir devrim oldu. Ben buna devrim diyorum. Zaten olaylar 12.-13. yılından, fikir hareketleri neşet etmeye başlar, filiz vermeye başlar. Biz çok erkenden verdik, yanlış anlamayın, nasibimiz çok. Allah'ın sevgilisi Hatemül Enbiya, 13 yılda 157 insanı ancak hidayetle buluşturabilmiş. Ve çok üzüldü “Muhammed'im üzülme hidayet benden sen tebliğe memursun.” Şimdi sonuçta ne olursa olsun, biz anlatmaya memuruz arkadaşlar. Ama bu milletin nasibi var. Ve elhamdülillah sanki, orası benim Medine’m oldu. Neresi Medine’miz oldu? Doğu ve Güneydoğu. 
Evet bana şimdi nereden bir yer bulacaksınız? Muzaffer! 
Diyarbakır'dan, tamam. Süleyman Cami'nin etrafından bul ki; Sahabelerin Ervahi ile buluşalım, onların feyzinden tefeyyüz edelim inşallah. 
Şimdi tabi Muharrem kardeşim evladım, çok çalıştı, hakikaten dillere destan projeler ortaya koydu. Ama ne yazık ki Akçaabat'tan beklediği cevabı alamadı. Doğrudur. Neden doğrudur? Ben oradaki arkadaşlarıma "siz burayı ne kadar anlatırsanız anlatın, burasının henüz daha tohumu çatlamadı." Orası da gelecek merak etme. Nasıl Mekke'nin tohumu geç çatladı, ora da geç çatlayacak. Ama sen kaybetmedin, sen kazandın. Öyle değil mi? 
Evet sevgili arkadaşlar, şimdi arkadaşlar bakınız, niçin ben Mardin'e gideceğim? Neden? Ahmet Türk kardeşimiz, Allah hayırlı eylesin, vatana millete hizmet nasip eylesin. Gerekirse konuşacağım, bir dostum, bir arkadaşımla gideceğim Ona. Eğer tabii etrafı keşfedeceğiz. Benden proje isterse; vallahi de billahi de Allah rızası için ona orada destek olacağım, proje vereceğim, açık konuşuyorum, net konuşuyorum.
Şimdi niçin bunu böyle söylüyorum. Senelerden beri Türkiye milliyetçisi geçilen taa Rahmetli Türkeş döneminden bu tarafa, şimdi ülke parçalanıyor; Sayın Devlet Bahçeli'nin sesi çıkmıyor. Hayır, Onun değil, kadrosunun, başkanlık divanının sesi çıkmıyor. Hayır, onun değil teşkilatlarının sesi çıkmıyor. Hayır, onun değil Ona oy veren partililerin sesi çıkmıyor. Kardeşim size ne oldu ya, sizin diliniz mi tutuldu? Konuşsanıza! Ülke bölünüyor, eyvah! Niye bu sözü söylemiyorsunuz? Ha şimdi o milliyetçi hareketin "M" harfi çıktı. Geriye ne kaldı? "Hareket Partisi." Şimdi Hareket Partisi'nin de istikameti belli olmadığı için, şu anda bir sağa vuruyor, bir sola vuruyor. Ama kimse onlardan bir şey beklemesin. Neden? Yeminle konuşuyorum. Şu anda Sayın Devlet Bahçeli'yi getirelim Türkiye'nin başına Başbakan yapalım, icraatı ona teslim edelim. Allah aşkına, Sayın Tayyip Beyin dışında, yaptıklarının dışında ne yapabilir, söyler misiniz? Tarıma bir projesi var mı? 
Hayvancılığa, Madenciliğe, Denizciliğe, Sanayiye, Ormancılığa, İçişlerine, Dışişlerine! Eee bitti. Bizim partiden. 
O zaman arkadaşlar, demek ki Türkiye'nin meselesi flama giymek, forma giymek yani. Bununla bu ülke kalkınır mı arkadaşlar? 
MHP li kardeşlerim, beni ekranları başında dinleyenler! 
Bozkurt istiyor musunuz? İşte burada. 
Atatürkçü, Halkçı insan istiyor musunuz? İşte burda. 
Anlaştık mı arkadaşlar? 
Şimdi bütün bunları partililere söyleyelim. İşte Halk Partisi de uyanıyor gibime geldi. Yiğidin hakkını vereceksin. Öyle değil mi? Eğri oturacaksın, doğru konuşacaksın. 
Ben şahsen Kılıçdaroğlu'nu tanımıyordum, Allah var! Yani mesleğimde insanları tanımaktır, yanlış anlamayın. Belki milyonlarca insan dostum oldu. Hepsi ile konuştum, ettim, bir tecrübem oldu, insan tanıma deneyimlerim oldu. Açık konuşayım, Kılıçdaroğlu gördüğüm liderler içerisinde liderlerin en mükemmeli. He vallahi. Neden mi arkadaşlar? Hayâ ehli, ahlaklı. Ya neticede ben meclise girmemiş bir Genel Başkanım. Başkanım ama, meclisin dışında. O, "Bu adam Hocadır, dini bilendir, ahlak, fazilet, iffet sahibidir itikadı ile" bana geldi. Ve o tavırla benimle beraber konuştu. Bizim kalp aynamızda Sayın Kılıçdaroğlu'nun aldığı not 10 üzerinden 10 dur. 
Ötekilerin de notu var yanlış anlamayın. Ötekilerin tamamının notu bir araya gelse, Onun aldığı notun yarısını alamaz,işin bu tarafı da. Ama Hocam yahu İslamcı, Milliyetçi, şucu bucu; hadi oradan, geç onu sen. 0nu sen geç, Onu gel külahıma anlat. Öyle bir şey yok. İman, bir söz vardır, "para ile iman kimde, bilinmez." Anlaşıldı mı?
Evet, Onun için dedik, nereye gideceğiz? Mardin'e. Gerekirse hep beraber gezmeye gideceğiz. Herhalde Ahmet Bey de bize bir çorba içirir orda.
Efendim şimdi boyalı başının iddiası. "Allah bunlara hidayet versin" de demiyorum, kusura bakmayın.  Çünkü, kalbi kapalı olanın, gözü kör olanın hidayetten nasibi olmaz. 
Ne diyor? "Batman Kozluk'ta bunların adayı yok." Haydar Hoca'nın adayı yokmuş, Kozluk'ta. Şimdi ben ilan ediyorum; "Kenan Hazer", Kozluk adayımız. Ağrı Taşlıçay, adayımız yokmuş. Nevriye kızım, "Nevriye Zor" kızım oranın adayı.
Sevgili arkadaşlar, nereden tuttuysalar ellerinde kaldı. Ama açtıkları zaman avuçlarını Bağımsız Türkiye Partisini gördüler. Şimdi ben onlara bir nasihat edeyim: 
"Ölürken sakın ihmal etmesinler, avuçlarının içine baksınlar." 
Sevgili arkadaşlar ben 5 dakika konuşacaktım.  Ooo, epey gitmiş yarım saat oldu. 
Sizlere ricam, memleketimize döndüğümüzde, bugün burada teşkilat toplantımız vardı. İl teşkilatlarımızı, ilçe teşkilatlarımızı, mahalle, belde, köy, teşkilatlarımız yeniden teşkilatlanmaya girecek. Güneydoğu ve Doğu'nun aldığı oyun en az 10 katını alacak. Var mısınız? 
Var mısınız? 
İnşallah biz de Doğu ve Güneydoğu'dan aldığımız oylarımızı %30 % 40’lar seviyesine çıkartacağız, tamamını. İstanbul İl Başkanı Fuat Bey, ne diyorsun sen İstanbul olarak?
Evet şimdi bana burada bunun sözünü verdi. Esasen biz her zaman birinciyiz, Sevgili arkadaşlar. Birinciyiz, bunda kuşkunuz olmasın. Bu birinciliğin de çok şahitleri var, yanlış anlamayın. 
Haydar Hoca her zaman heryerde birincidir. Bunu unutmayın. Ama şimdi kalkıp yarasaya da güneşten bahsedemezsin. Anlaşıldı mı? Anlaştık mı? 
Sevgili arkadaşlar, Rusya -anlatmama gerek yok- bugün tarihi bir devrim gerçekleştiriyor. Amerika kafa tutuyor, Birleşmiş Milletler kafa tutuyor. Nato'yu gönderecek! Havanı alırsın ya! Sen kimsin, Sen kimsin, Sen nesin ya! Sen nesin?
Bugüne kadar Rusya'nın bir Müslümana Derviş olduğunu duydun mu sen? Ama bugün; Ruşen Hoca yanlış bu konuşuyorum? Hocam burada işte. Rusya bu noktaya geldiyse, doğru insanların doğru formüllerini, sözlerini dinledi ve bu noktaya geldi. Ve muvaffak olacaktır. 
Sen Karadeniz'e Amerikan donanmalarını sokuyorsun, hukuk dışında eylem yapıyorsun, söyledi Yavuz ve Midilli'nin Osmanlı tarafından alınıp kullanıldığı dönemi hatırlattı. Allah korusun eğer bir savaş bugün Türkiye'nin başına musibet olarak gelirse, dünkü savaşlara bu benzemez. Bunun da faturasını bu iktidar asla ödeyemez. Lütfen kendine gelsin, aklını başına alsın. Bunu duyurmak hepinizin, hepimizin görevidir. 

Bunların tamamına "Türk Milleti" denir

Sevgili kardeşlerim yapılacak olan iş şudur; Ülkemizin birliğe, beraberliğe, dirliğe ihtiyacı var. 
1. Sünni, Alevi, Bektaşi, Halvet-i, neyse, bütün bunlar birdir, bir yürektir, bir bilektir. Bu bir. 
2. Memleketimizde Kürdü, Lazı, Çerkezi, Boşnağı, Arabı, Acemi ne kadar etnik grup var; Türk milletini bir araya getiren halklardır. Ve bunların tamamına "Türk Milleti" denir. Bunların mayası; Mayayı Muhammediye, İslam medeniyetinin ahlakı, fazileti ve dinin feyzi ve muhabbetidir.
Biz onun için hep beraber Müslüman Türk Milletiyiz. Bu birlikteliğimize Cenab-ı Hak muhabbet ihsan edip birbirimizde fani olan kullar haline, millet haline getirsin. Geleceğimize rahmet eylesin. Ve bütün dünyayı bu memlekete işçi olma ve işçilik döneminde de milletin o güzel ahlakından istifade ile Müslüman Türk kimliğine bürünmek lütfunu nasip eylesin. Allah hepinizden razı olsun. Allah'a emanet olun sağ olun var olun.

Bu sohbeti video olarak izlemek için play butonuna basınız



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir