info@profdrhaydarbasenstitusu.org

Cumhuriyetimizin 96. Kuruluş Yıl Dönümünde Atatürk ve Cumhuriyet
04/04/2025 SİYASET 294

    Neler Okuyacaksınız

Çok muhterem Anadolu'dan gelen Sevgili kardeşlerim. Cumhuriyetimizin 95. Yılını doldurduk, 96 yılına girdik. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Hayırlara vesile olsun. Cenabı Hak, Cumhuriyetimizi yaşatmayı hepimize nasip eylesin.

Atatürk ve Cumhuriyet 

Arkadaşlar, Cumhuriyet deyip de geçmeyelim. Bir kaybedersek kazanmamız asla mümkün olmaz. Monarşiye düşersiniz, sizi kandırırlar, hikâye okurlar. Ama onlar da bilmez krallığı uygularlar, saltanat uygularlar, anlatırsın seni dinlemezler. Sen anlamadın mı, o anladı. Bal gibi monarşizm var, bal gibi.

Avrupa ülkelerinin hemen hemen tamamı monarşisttir

Şimdi Avrupa’yı siz Demokrat, Cumhuriyetçi bilirsiniz. Ama ben size biraz katılıyorum, biraz da katılmıyorum. Şimdi arkadaşlar, Fransa'nın dışında Avrupa ülkelerinin hemen hemen tamamı monarşisttir. Biliyor muydunuz? Benden öğrenin işte. İngiltere, yani Kraliçe her şeye karışıyor, karışmadığı hiçbir şey yok. Türkiye'yi de geçti. Herhalde bizimkiler de onlardan örnek alıyor. Artı Belçika, Danimarka, Norveç, Hollanda, Lüksemburg, İspanya, İsveç, Manokonya, Vatikan; bunların tamamı krallık ve kraliçeliktir. Yani idareleri monarşizmdir. Monarşist bir ülkede Cumhuriyeti yaşadıkları kadar yaşıyorlar. Bizim cumhuriyetimiz farklı, bunu iyi bilin.

Atatürk Olmasaydı Cumhuriyeti Kurabilir miydik?

Bizim cumhuriyetimiz Atatürk'ün gençlik yıllarından itibaren gönlündeki kafasında kurguladığı cumhuriyettir, bunu iyi bilin. Sevgili arkadaşlar tabii soruyorlar bana uçaktan indim veya uçağa bindim. “Hocam diyorlar ki Atatürk olmasaydı biz Cumhuriyeti kurardık ne dersin?”

Yani gerçekten Atatürksüz bir Cumhuriyet kurulabilir mi siz ne diyorsunuz?

Hayırrr! (Seyirciler tek bir ağızdan sesleniyor)

Doğru söylüyorsunuz, koca koca adamlar kurulabilir diyor, birilerine yaranmak için. Kimdir? Ben bilmiyorum, siz bilirsiniz.

Rauf Orbay -beni iyi dinleyin, burası çok tarihi- “Şunu itiraf edeyim ki; eğer hiçbirimiz olmasaydık, eğer hiçbirimiz olmasaydık, Atatürk yapılanı yine yapardı.” Yani kimse yok, bir tek Atatürk var, o yaptığımız şu anda her şeyi yapardı. Şimdi geliyoruz tersine. “Eğer Atatürk olmasaydı biz hiçbir şey yapamazdık.” Kanun budur. Sen Atatürk olmadan yapacaksın! Zaten hükümet padişahlık, fikren kalben İngiliz’in mandası olmuş, kalben ona söz vermiş. Ben senin tutsağınım müracaat etti. Biz senin mandan olalım. Kim? Vahdettin! Biliyor muydunuz? Olursa ne olur? Olursa ne olur? Manda. Herhalde inek değil. Hülasa, arkadaşlar Rauf Orbay'ın dediği gökten yere kadar doğru. Allah mekânlarını cennet eylesin.

Sevgili kardeşlerim Atatürk ise Saltanatı kaldırdı.

Zaten gençlik yıllarından itibaren annesiyle sohbet ediyor. “Bu Padişah” diyor, “ne işe yarar.” “Oğlum öyle konuşma.” Diyor, çarpılırsın dercesine. “Bak halimize bak” diyor, “herkes aç susuz yaşıyor. Padişah hiçbir yerde yok.” Ve nitekim de dediği 100 de 1000 doğru. Sadece bizim topraklarımızda yaşayan ler değil İslam âleminde yaşayan bütün Araplarda aynen ler gibi esir vaziyette idi. Bütün bunlardan ders çıkartan Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyeti kalbinde ilan etmeye karar verdi.

Nerede bunu düşünerek ilan etti biliyor musunuz? Ben daha önce anlatmıştım. İsmail sen söyle bilmen lazım. Aferin.

Atatürk Cumhuriyeti Hacı Bektaş-i Veli Dergâhında ilan etti

Atatürk Allah rahmet eylesin, Hacı Bektaş-i Veli Dergâhında bunu ilan etti.

Atatürk Cumhuriyeti Kurarken Kimlerden Etkilendi

Bazıları diyor ki Atatürk Cumhuriyet fikrini Jean-Jacques Rousseau, Didaro, Montesquieu, Walter’den aldı. Seni, beni bilmez şeytan, sen kim oluyorsun? Bak!

Atatürk Türk oğlu Türk’tür ve Namık Kemal'e âşık derecesinde bağlıydı. O bağımsızlık yanlısı, cumhuriyetçi bir insandı. Hocası bir. Biraz daha geçmişe inelim. Peygamber Aleyhisselam. Bütün kâinatta devrim yapmış, insanları idareye getirmiş. İslam’daki Hilafet de zannettiğiniz gibi sulta değildir. Ya nedir? İnsanların idareye ortak olmasıdır. Bunu en önde bulunanlar hayata geçiremedi. Onun için Atatürk, Cumhuriyeti ilanından sonra Hilafeti, Büyük Millet Meclisi'ne tevdi etti, oraya terk etti. Çok ciddi bir incelik var burda. Anlatabildim mi? Bunu iyi anlayalım. Yani eğer geçmişte Hilafet liyakatle uygulanmış olsaydı, Atatürk onu örnek alacaktı, belki kendini halife ilan edecekti. Ama dedi “bunun İslamla alakası yok.”

Onun için Atatürk Cumhuriyeti ilan ederken ne Jean-Jacques Rousseau, Ne Didaro, ne Walter, ne de Montesq uieu’dan kesinlikle etkilenmedi. Onlar kim ki onlardan etkilenecek? Hayatında onlarla her yerde savaştı. Böyle bir insan Mustafa Kemal Atatürk, her yerde, her konuda. Haç-Hilal savaşını en bariz şekilde Atatürk'ün hayatında göreceksiniz. Öyle değil mi?

Evet kimden etkilendi, Atatürk de Cumhuriyeti ilan etti?

Namık Kemal bir. İki cihan güneşi Hz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi Vesellem, Peygamberin kızı Hz. Fatıma, Damadı İmam Ali. Yani ss yolunda giden Hacıbektaş'ın dervişi, büyük bir evliyadır. Haberiniz var mı?

Atatürk Ehlibeyt yolunda giden Hacı Bektaş'ın dervişi, büyük bir evliyadır

Ben Meydan Dedesi Kemal'im diyor. Ne demek Meydan Dedesi? Alevilikte Meydan Dedesi; Kutbul Aktab’ın adına denir. Yani o devirde yaşayanların padişahı, maneviyatta en büyüğü demektir.

Bugün ben size O kadar büyük bir gerçeği ortaya koyuyorum ki; Allah'ın yeryüzüne gönderdiği en büyük evliyayı tanıttım, haberiniz olsun.

Sevgili kardeşlerim onun için Anıtkabir’e gittiğiniz zaman abdestli olacaksınız. Bana söz verin! evet mi? Sonra, Onun ruhuna Allah'ın güzel ayetlerini; bilen Fatiha'yı, ihlası şerifleri okuyarak hibe edecek ve teşekkür edecek. “Sen olmasaydın, ne şerefimiz, ne namusunumuz, ne de vatanımız, ne de devletimiz olmayacaktı” diyecek.

Sevgili kardeşlerim. Evet, Cumhuriyet neydi?

Yönetimin millete ait olması, değil mi? Peki, yani Millete ait olmayan Cumhuriyet olur mu? Var işte. Avrupa bu! Demokrasi var orada. Erkeksen bu devletlerden bir tanesine inat et. “Hayır, senin yaşadığın Cumhuriyet değildir” de, aforoz ederler seni.

Batı dünyası, Kilise ve Devlet, halkın hürriyetini gaspta birinciydi. Kilise, insanları aforoz ediyor. Krallık insanların üzerine yürüyor, ellerindeki bütün hakları gasp ediyordu. Atatürk kalkacak bunlardan örnek alacak. Biz ne kadar aciz, ne kadar kendinden kopan bir insanız. Ben felsefeciyim çocuklar. Bu işi çok iyi biliyorum. Benden iyi bilen varsa, hodri meydan tartışalım. Yok.

Atatürk’e Göre Millet

Demek Atatürk kiminle beraber yürüdü?

Hoş geldin Atatürk, kitabının ruhunu kavradınız mı bu işi çözersiniz.  Anladık mı bunu? Yani Hacı Bektaşi Veli'nin. Millet nereye deniyor arkadaşlar? iye’de kimler var? Laz var mı? Çerkez var mı? Kürt var mı? Boşnak var mı? Süryani var mı? Keldani var mı? Var oğlu var. Yetmiş İki millet diyoruz buna; Anadolu'da bunların hepsi var. Bunlar millet değildi. Ta, Hacı Bektaş'ın Anadolu'ya gelmesi dönemine kadar. Hacı Bektaş geldi. Hacı Bektaş'ın Babası Arap Evladı Resulden, annesi oğlu . Annemiz. Onu çok seviyor. Müslüman olan gayri Müslümlere hem anasını tanıtıyor, hem de  diyor onlara. Yani annesinin evladı olarak herkesi ilan ediyor. Süryani,  oluyor. Keldani,  oluyor. Arap,  oluyor. Yani Kürt- oluyor.  olmayan bir Allah kulu kalmıyor. Atatürk'ün felsefesi bu değil mi? Ne mutlu Türk'üm diyene…

Bu ne demek? Yani  doğana değil “Ben Türk'üm diyene ne mutlu olsun” diyor, Atatürk. İşte bunun tamamına bir millet deniyor. Bu tarifi yapan Hacı Bektaşi Veli Kerremallahu Veçhe efendimiz. Allah şefaatından ayırmasın.  milletinin Genelkurmay Başkanı maneviyatta Hacı Bektaşi Velidir. Bunu iyi bilin. 

Cumhuriyet Bayramı, müsaade ederseniz ceketimi çıkartayım. Şimdi çok konuşmayacağız merak etmeyin 1,5 saat.

Prof. Dr. Haydar Baş’ın Çocukken Cumhuriyet Bayramı Hatıraları 

Sevgili arkadaşlar. Tabii biz sohbet ediyoruz. Onun için hatıralardan bahsetmemiz de fayda var.

Ben çocukken ilkokul 2’de, 3’de 4’de, benim köyü bilenler vardır. O zaman şehre gitmek için -şu anda arabalar geliyor, geniş yollar- o zaman öyle değil. 50-60 cm genişliğinde patika yollar. Yağmur yağdığı zaman her taraf çamur olur. Özellikle de 29 Ekim günü veya öncesi bol yağmur yağardı. Yollar hep çamur olur. Ben çarşıya gidene kadar yürürdüm, hep çamur olurdum. Dönüşte gelirdim, gene çamur olurdum. Dere vardı geçerken, ,güya çamurları temizleyeceğiz bütün pantolonu şunu bunu ıslatırdım. Öyle eve giderdim. Rahmetlik annem ben eve gidene kadar uyumazdı, beni beklerdi. Anam benim tam bir Ataçü idi. Allah rahmetini bol eylesin. Sebebini söyleyeyim: “Benim dedem, Sarıkamış'ta şehit oldu. Anneme sorulduğunda Ata'ün silah arkadaşı derdi dedem için.” Ve sen Ata'ün aleyhinde, annemin yanında konuşacaksın. Vallahi, tozu dumana katardı. Mümkün değil! Yani öyle eleştireceksin, kabul etmeyeceksin, hiç umurunda değil. Rahmeti bol olsun. O işte ben çarşıya gidip gelene kadar her tarafım ıslanır, her tarafım çamur olur,

Annem de güzel bu pantolon zaten bizim eski bir pantolonumuz vardı. Yıkardık onu, sabaha kadar da kuruturdu. Sabah tekrar geri giyer, bayrama öyle giderdim.

Prof. Dr. Haydar Baş “Ben Türk oğlu Türk’üm”

Sevgili arkadaşlar Bayram çok mühim. Senelerden beri bu unutuldu. Hatırlarsanız ilk defa bunun da temelini biz attık. Benim CHP li arkadaşlarım var. Allah razı olsun. “Ya Hoca sen bizden daha Milliyetçi çü çıktın” diyorlar. Ama ben bende fena değilim, ben oğlu üm ha. Biz Anadolu’ya Hacı Bektaş’ın geldiği memleketten geldik, Horasandan, Maveraünnehir bölgesinden. Bizim o topraklarda yaşayan Hz Hüseyin'in sülalesi, İmam-ı Hüseyin'in zürriyeti, Horasan'da mekan buldu. Ve ler İmam Rıza ile müslüman oldu. Biliyor muydunuz bunu?

Atatürk’ün Babasının Adı Niçin Ali Rıza’dır?

Atatürk’ün babasının adı niçin Ali Rıza? İmam-ı Rızayı hatırlatsın diye. Allah mekânlarını cennet etsin. Babasının adı Ali Rıza. Neden dolayıymış? İmam Rıza’dan dolayı.

Masume Annemizin Kerameti

İmam Rıza'nın kardeşini, Masume annemizi ben bu yıl ziyaretine gittim. Büyük bir evliya. Bildiğiniz gibi de lğil. Neyse gittik. Dediler çok kerameti var. Hakikaten öyle. Kabrini ziyaret ettik, dönüşe geçtik. Gümrük kapısına geldik, orada gümrükçüler benimle kavga ettiler. Biz de aşağı koymuyoruz. Bizi dövecekler bunlar diyorum kendi kendime “oğlum sen çocuk musun yahu dövecekler seni?”

Neyse, onlar bir dedi ben iki dedim; Onlar iki dedi ben bir dedim, devamlı yarışıyoruz. Çocuk bir ara baktım sustu, gümrük memuru. Gümrük kapısında uçağa giderken bir adam, uzun boylu “Hocam dedi olur bunlar, üzülme” dedi. Sen kimsin dedim ya, nesin sen? Gerçekten ağır adam. “Ben İranlıyım” dedi.  Sen çe biliyorsun dedim.

Benim işyerim iye'de dedi. Ne iş yaparsın? Ben altın imalatı yaparım. Bu kadar bu işi biliyorsun da bu delikanlılar niye bana hakaret ediyor? Döveceklerdi beni. Sana bir şey yapamazlar dedi.

Ben o zamana kadar Masume annemizin bir kerametini arıyordum. Dedim ya bundan daha büyük keramet olmaz. Sahip çıktı. Allah razı olsun, sahip çıktı bize. Neyse ben gümrük kapısından çıktım. Uçak'a gideceğim, baktım beyaz bir taksi, Chevrolete benziyor ama yeni bir araba. Dediler bu arabaya binerek gideceksin. Benim arkadaşlarım var. Bizim hanım burada olmaz dedim. “Yok” dediler “öyle isteniyor”. Dedim “Bana suikast mı yapacaklar?” Neyse arabaya hem gidiyorum hem de endişeliyim. Neticede kavga ettim ben orda. Sonra bunlar İranlı, sıradan adamlar değil. Gittim baktım ki uzun boylu adam hemen uçağın kuyruk kısmında. Yanında o 2 gümrükçü. Meğer beni bekliyorlar.

Selamünaleyküm dedim. Aleykümselam. Ne işin var burada Abi dedim senin Ben de iye geliyorum dedi. Öyle mi. İyi, inşallah orada da görüşürüz dedim. Tabii dedi görüşeceğiz ve de  görüştük. Arkadaşlar o 2 arkadaşı aldık çağırdım “Lütfen” dedi “gelir misiniz? Elini uzat” dedi. İkisi de elimi öptü. Siz belki bazı şeylere yorum yaparsınız ama, ben bunu direk Hazreti Masume’nin kerameti gördüm.

Sn var mıydın Lütfullah. Evet yoktun. 

Andımız ve Prof. Dr. Haydar Baş

Evet. Yani kısaca arkadaşlar, öyle bir dönemdeyiz ki; kimse kimseyi tanımıyor. Bak az evvel andımızı okuduk. Allah aşkına size soruyorum. Edebiyatçımız vardır. Bunda mahzurlu bir tane kelime değil, nokta gösterin bana, bir nokta. Bu mahzurlu değin. Bir virgül bu mahsurlu değin. Var mı öyle bir şey?

Ben okuyunca duygulanıyorum ya. Bana diyor ki büyüklerini sayacak küçüklerini seveceksin. Bana diyor bunu başkasına demiyor.

Ha bunun kavmiyetçilikle, ırkçılıkla alakası yok. Yarın bir başka millet çıkar ortaya halk, mesela Kürtler der böyle anda yazarlar. Bu kavmiyetçilik olmaz. Bunu okuyan halk, bir millet olur. Onun adına da  milleti denir.

Sevgili arkadaşlar, biz hayatımızda Allah'a şükürler olsun, hiçbir suç işlemedik, bilerek. Bilmeden işlediğimiz suçlar varsa. Hukukta bizi hesaba çeker. Pardon! Şoförlük yapıyoruz. Bir gün bir arabanın kenarından geçmişim ceza geldi bana. Tabii, trafikte tanıdığım arkadaşlar var. Dedim ya niye bu ceza geldi bana. Sen arabaya sürtünmüşsün. Yok dedim ne benim araba sapasağlam. Bir arabaya sürtünsem Onun da bir tarafa gider, benimde bir tarafım gider. Oradan bir ceza aldım. Ne olacak dedim? Para ödeyeceksin! Ödedik ama ne zaman biz af olacağız? dedim. Cezan bitince dediler. Öyle bir cezam var. Şimdi beni cezalandırmak için üzerime gelenler var.  Ben hayatta suç işlemesini bilmeyen adamım. Bunu iyi bilin. Sonra, hoşlandığım şey insanları bir araya getirmek, birliğini beraberliğini birliğini temin etmektir, onlara yol göstermektir. Biz bundan hoşlanırız.

Kürtler de Türk’tür ve Türklerin en dindar kesimi de Kürtlerdir

Sevgili arkadaşlar,  milleti her zaman kendini andımızda olduğu gibi milletine feda etmiştir. Yani Kürt hakkında da bir şey diyeceğim. Kabul edecek misiniz? Pazarlık yapalım. Arkadaşlar “Kürtler de 'tür”. Ve lerin en dindar kesimi de Kürtlerdir. Bunu biliyor muydunuz? Bir kural daha söyleyeceğim size. Benim tanıdığım Anadolu'da büyük evliyalar var. Mesela Ömer Hüdai Baba denilen büyük bir evliya, bu zat Zaza Kürtlerinden. Muhammed Baba var, O da Kürt. Geçiyoruz Arap topraklarına. Abdurrahman Halis Talabani, O da Kürt, büyük evliya bunlar. Sahibüz zaman mevkiinde olan büyük zatlar, Allah şefaatlerinden ayırmasın. Artı Berzenci Hazretleri, O da Kürt. Zaten biz silsilede olsa olsa 1 tane 2 tane büyük evliya, yani sahibüzzaman kutbul aktab, herkes Atatürk olamaz. Bu şekilde olur, bunun ötesinde biraz zor.

Şimdi arkadaşlar yani biz bu bunlar Kürt'tür, diye inkar mı edeceğiz? Başımıza taş mı edeceğiz, ne edeceğiz? Onun için diyorum ki; Anadolu'da kardeşliği yaşatacak olan sizlersiniz. Bu namlunun ucundan çıkan kurşunla barış temin edilmez arkadaşlar. Bu hale getirmeyecektin bunu sen? Oturacaksın, konuşacaksın, haldaş olacaksın, kavganın zararlarını anlatacaksın. Bak bizim bir Haydar Hocamız var. Size Vatandaşlık maaşı verecek. Öyle değil mi?

İnanmıyorlar bak!

Vatandaşlık Maaşı Terörü Bitirir

Çocuklarınız maaş alacak, hanımlarınız maaş alacak, gelinlerimiz, oğullarınız, kızlarınız maaş alacak, derseniz; O hanımların çocukları dağa çıkar mı, çıkar mı? Soruyorum. Vallahi de çıkmaz, billahi de çıkmaz. Nereye gelir? Haydar Hoca'nın olduğu yere gelir. Niçin ben Kürt kardeşimle kavga edeyim? Yani benim ondan üstünlüğüm ne? Seçim çalışmalarında yeminle konuşuyorum çadırlar var, bazısı Kürt arkadaşlarımızın çadırı. Hepsi bize hürmet ediyor, saygı gösteriyor. Hocam buyurun burada konuşun diyordu. Hiç bizi ittiğini, eleştirildiğini görmedim. Biz sizden razıyız diyorlar. Ben de onlardan razıyım. Sen niye razı olmuyorsun? Yani bu ülkede kardeş olmaya söz veriyor musunuz? Birlik beraberliği hayata geçirmeye söz veriyor musunuz?

Hasan Hüseyin Sen Arap mısın, Kürt müsün?

Sen Arap’sın. Sende benim kardeşimsin. Sana ben büyük evliyalardan birinin ismini söyleyeyim; Dede Osman Avni Baba. Urfa'da Halilurrahman’da. Onu git mutlaka ziyaret et. O da senin gibi Arap. Çok da büyük bir evliya. Anlaşıldı mı? Ne vereceksin bana?

Şimdi anlattığımızın özetine ne geliyorum. Yani biz andımızla birlikte kavmiyetçilik, ırkçılık asla yapmıyoruz. Hepimizin anası babası var mı arkadaşlar?

Anamızı babamızı seviyor muyuz?

Ben mesela rahmetlik anamı çok severdim. Gerçekten öyle ama. Anam ibadet ehli nisandı gece yarısı kalkardı, sabaha kadar ibadet ederdi, namaz kılardı. Sadece Mahmut Efendi konusunda, babamla anlaşamıyordu. Sonra dedim babama ki baba, annemi bırak dedim. Bu yani bu doğru yapıyor, saygı duyalım. Bak oğlum gibi ol dedi. Şunu demek istiyorum arkadaşlar.

“Yani evet benim babam çok kıymetli ama seninki değil diyebilir miyiz?” Ha işte andımız bunu anlatıyor. Bizim hepimizin büyükleri çok saygın insanlar. Kardeşlerimiz bunlar. Asla diğerini inkâr değil, kabuldür. Bunu iyi anlayalım. Anlaştık mı?

Prof. Dr. Haydar Baş’ın Çocukken Cumhuriyet Bayramı Hatıraları

Sevgili arkadaşlarım, yolculuğumu anlattım ama çok kısa geçti. O köyden şehre inmek var ya gece. Ben ilkokul 3 deyim, ilkokul 3 kaç yaş ediyor? İşte o yaşlarda. Belki de o kadar da değil. Sonra pantolonum hiç yeni olmadı, hep eski. Giderdik, o zaman işte rahmetlik Menderes'in partisi vardı. Artı Cumhuriyet Halk Partisi vardı, artı Rahmetli Osman Bölükbaşı'nın partisi vardı. Bütün partilerin önünde davullar, zurnalar, kemençeler çalardı. Ben bir tanesine gidip otururdum, yarım saat bekler, ne güzel oturur yarım saat. Cumhuriyet Bayramını doya doya ruhum doya doya yaşardı.

Şimdi bundan vazgeçtiler. Ne gördüler Cumhuriyetten ben onu anlamadım? Yani ne gördük bu cumhuriyetten arkadaş? Yanlış bir şey mi gördük? Yanlış bir şey mi yaptık? Hayır, yahu söz sahibi oldun. Sen ne diyorsun, ne konuşuyorsun, ne anlatıyorsun? Sana bu hak verildi.

Yani o meclis yok, tamam. Peki Ne olacaksın? Atatürk işte İslam'a karşı. Yazdım orada hepsi delilli. Arkadaşlar niye Atatürk İslam'a karşı? Hilafeti reddetmiş, doğru mu? Gür sesle hayır diyeceksiniz, tamam mı? Atatürk, Hilafeti Büyük Millet Meclisine tevdi etti. Hadi ben şeriatı getireceğim diyenler, erkekse getirsin hadi. Mecliste şu anda, bunun yetkisi. Hadi yap bakalım. Yani peynir gemisi lafla yürümez.

Atatürk Döneminde Yapılan İcraatlar

Fuat gel bakalım

Şimdi arkadaşlar, evet Cumhuriyet döneminde çok çalışkan Başbakanlarımız, bakanlarımız, vekillerimiz oldu doğrudur. Genel müdürlerimiz, sekreterlerimiz, muhasiplerimiz oldu. Ancak Atatürk’ümüzün döneminde neler yapıldı, lütfen bir dinleyelim?

29.Ekim 1923 de Cumhuriyet ilan edildi. Bir yıl sonra 1924 de tevhidi tedrisat kanunu kabul edildi. Yine 1924'de Lozan Anlaşması imzalandı. 1924 de Gölcükte ilk tersane kuruldu. Yine 1924'te Devlet Demir Yolları kuruldu. Bununla da bitmedi, İstanbul-Ankara arasındaki ilk yolcu uçağı seferleri yine 1924 de başlatıldı. iye İş Bankası, Tütüncüler Bankası yine 1924'te kuruldu. Ankara ilk planlı şehir olarak tanzim edildi. Yine 1924'te. Bursa'da Karacabey harası kuruldu.

Yani bunların hiçbirini satmadı, kurma kurdu.

Sıfırdan kurdu. Danıştay,  Hava Kurumu, iye Liman İşletmeleri, Eski eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü ve Anadolu ajansı kuruldu 1925'te. Sanayi ve Madenler Bankası kuruluş kanunu kabul edildi 1925'te.

Ticaret ve sanayi odaları kanunu kabul edildi. Şeker fabrikalarının ve Deniz Çelik sanayinin kurulmasına ilişkin kanun yürürlüğe girdi. Eskişehir Cer atölyesinde demiryolu malzemeleri üretecek birimler hizmete geçirildi. Yine 1925. Adana Mensucat fabrikası kuruldu. Tayyare Cemiyeti'nin katkılarıyla Ankara'da  yapımı ilk planör uçuruldu, yine 1925'te. 1926 da  telsiz telefon şirketi kuruldu. Eskişehir’de uçak bakım işletmesi açıldı.

Yabancı gemilere tanınan haklar ayrıcalıklar kaldırıldı. Kabotaj Kanunu kabul edildi. İlk şeker fabrikası Alpullu Şeker Fabrikası işletmeye açıldı. İstanbul'da inşaat demiri ilk Haddehane ne açıldı yıl 1926. Tarım satış Kooperatifleri ve birlikleri kuruldu.

Bu haddaneler bugün olmadığı için demir aldı başını gidiyor,şimdi.   

Kayseri uçak ve motor fabrikası açıldı Yıl 1926. Adnan Menderes hükümeti döneminde kapatılana kadar 112 Savaş uçağı üretildi.

Ve bunlar Avrupa’ya ihraç edildi.

Belçika’ya ihraç edildi, iye’den uçaklar.

1926 da Bakırköy çimento fabrikası kuruldu. Uşak’ta şeker fabrikası açıldı. 1927 de teşviki sanayi kanunu kabul edildi. Yani sanayi arttırmak için teşvik kanunu 1927'de Samsun Havza Amasya demiryolu açıldı.  Bursa dokumacılık fabrikası açıldı ve Eskişehir Bankası kuruldu. 1927 de iye Cumhuriyeti Devleti ilk kâğıt parası tedavüle çıktı.

1927’de o zamanın ellikleri, yüzlükleri çok güzel ya.

1928 de Kütahya Tavşanlı demir yolu açıldı. Toplamda Cumhuriyet döneminde Atatürk,'ün iktidarı döneminde 23 ile 38 arasında 3350 kilometre demir yolu inşa edildi.  Malatya elektrik santrali devreye alındı yıl 1928.  3336 km demir yolunu 23 ile 38 yılları arasında yaptı.

Yani ne olduğunu anlamaları için bir şey söyleyeceğim.

 Trabzon-İstanbul arası 1000 kilometre, yani tam 3 misli demiryolu yapıldı.

1928 de Gaziantep’te mensucat fabrikası açıldı. Trabzon'da Hidroelektrik Santrali Devreye alındı. 1929'da Anadolu Bağdat Mersin-Tarsus Demiryolları Haydarpaşa Limanı Yabancılardan satın alındı Kapitülasyonlarla verilmiş olanlar Osmanlı tarafından tekrar Atatürk tarafından geriye satın alındı. Kütahya Emirler Fevzi Paşa Gölbaşı Demiryolları açıldı. Bursa-Mudanya demiryolu yabancılardan geri satın alındı. iye Cumhuriyeti Merkez Bankası yıl 1931'de kuruldu.

32 de İzmir rıhtım işletesi yabancılardan satın alındı. Ama bugün yine Hollandalılara satılmış vaziyettedir.  Dil Kurumu 1932'de kuruldu. Samsun Çarşamba demiryolu yabancılardan geri satın alındı yıl 1933. Bandırma Menemen Manisa demiryolu yine yabancılardan geri alındı. İzmir Kasaba demiryolu yabancılar geri alındı. Kayseri uçak motor fabrikası ilk uçuş uçağının deneme uçuşunu yaptı yıl 1934.  1935 de İzmir Basmane Aydın demiryolu yine yabancılardan geri satın alındı. MTA Maden Tetkik Arama, Etibank iye Şeker Fabrikaları kuruldu hayata geçirildi ve İstanbul rıhtım işletmesi de yabancılardan geri alındı.  Şimdi yok şu anda yeni Hollandalılara satıldı.

Paşabahçe Şişecam ve cam fabrikası üretime başladı yıl 1935. Sümerbank Kayseri dokuma fabrikası açıldı yıl 1935. 1936 da Montrö boğazlar anlaşması kabul edildi.  İstanbul boğazında yabancılardan arındırılmış bölgelere ilk defa  askeri yerleştirildi. İzmit'teki İlk kâğıt fabrikası SEKA olarak hayata geçirildi Mustafa Kemal Atatürk tarafından. 1937'de Toprakkale İskenderun demiryolu yabancılardan satın alındı. Kozlu Kömür İşletmeleri ile yabancılardan geri alındı. İstanbul Trakyalı demiryolu yine yabancılardan geri alındı. İzmir telefon işletmeleri yabancılardan geri alındı. Bugün biliyorsunuz Yabancıların elinde  Telekom. 1938  Divriği demir madeni üretime başladı Yine 1938'de İstanbul elektrik şirketi yabancılardan geri alındı.

1923 38'li arasında iye milli gelir oranı %100 104.8 olarak arttı, tarım kesimi ülkesini %100 101 büyüdü, sanayi Kesimi %100 148 gelişti. 1927 de tarım ticaret ve sanayide 65.00 işletme açıldı.

Arkadaşlarımız da örnekler verdi şekeri fiyatı Onda birine indi. Peyniri fiyatı onda birine indirildi.

Allah razı olsun. Fuat Bey’e çok teşekkür ediyorum.

Milli Para formülü Kapitalizmin Sonunu Getirmiştir

Neticede akşamda oldu. Çok güzel bir kalabalık var. Hepinize teşekkür ediyorum. Şimdi dur hemen kalkmayın. Söz vereceksiniz öyle göndereceğim sizi.

Bakın çocuklar! Benim sistemim şu anda Rusya 1, Çin 2, Brezilya 3, Güney Afrika 4, Hindistan 5. Bu ülkelerin nüfusu 4 milyardan fazla. Haydar Hoca'nın sistemini uyguluyorlar ve hepsi dünyanın lider ülkesi oldu. Amerika'yı ben sildim, haberiniz olsun. Neyle sildim? Milli Para formülümle sildim. Adam milli paranın tarifini bilmiyor. “Onun görüşüymüş.” Gidip denize atacağım kendimi yahu.

Şimdi çocuklar bana bir dönem Türkiye’yi teslim ettiğiniz takdirde, cebiniz para dolar, sırtınız elbise giyer, karnınız doyar; hiç kimseye muhtaç olmazsınız. Ama benim anlamadığım, ya bana yüzde yarım oy veriyorsunuz. Eleştirdiğiniz adamlara da %48-50-51-52 veriyorsunuz. Bunun sebebi ne?

 Bu sorunun cevabını almadıktan sonra da konuşmayı kapatmıyorum. Peki, bir başka soru sorayım. Ben bu işi yapabilir miyim yapamaz mıyım?

Bu kadar da inanıyorsunuz.

Şimdi o zaman o zaman el ele verip Haydar Hoca ile birlikte iktidarı paylaşıyor muyuz?

Ben de size söz veriyorum; cebinizi parayla dolduracağım, karnınızı doyuracağım. Daha...

Evet, hepinize teşekkür ediyorum, bu işi ben biliyorum. Yani 1 dönemlik, 6 aylık meselesi var iye'nin. Ama Haydar Hoca'yı değil başkalarını getirirseniz 30 sene de kalsalar, bilmiyor bir şey.  Hocamlar iyi bilir, öğrenciyi tahtaya kaldırırsın, bir şey bilirse hemen 5 dakikada çözüverir. Bilmezse 30 sene orada kalsa bir şey yapamaz. Haydar Hoca bu işi 5 dakikada halleder. Anlaştık mı? Hayırlı uğurlu mübarek olsun. Allah'a emanet olun.

Bu sohbeti video olarak izlemek için play butonuna basınız



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir